Fotoğraflar


Gölge Asker Yazdır e-Posta

Dharma Yayıncılık Web Sitesinden (www.dharma.com.tr)

Haddim olmayarak kitabiniz hakkında biraz yorum yapacağım. İnanın kitabinizi bir çırpıda okudum. Kitabin dili anlaşılabilir, konusu ilgi çekici, hatta anlattığınız her bir kısa maceradan inanın yaklaşık 6 ayrı roman yazabilirsiniz.

Keşke daha uzun yazsaydınız. 500-600 sayfalık bir roman olsaydı daha bir doyumsuz olurdu. Neyse sağlık olsun. Zaten yazdıkça sizde daha basarılı olacaksınız. Herkesten gelebilecek olumlu veya olumsuz yorumlara karşı her zaman anlayışlı ve sakin olunuz. Siz yazdıkça daha iyiye, güzele ulaşacaksınız.

Ben şahsen amatör bir okuyucu olarak kitabinizi zevkle okudum.

Erol Bey yazmaya devam, bizlerde okuyama devam edeceğiz. İnanın kitabınız Mark Bey'inde dediği gibi Türkiye'de çıkan Metal Fırtına kitabının tüm versiyonlarından kat be kat iyi bence. Metal Fırtınanın 4 ayrı pezgado, buatına versiyonları çıktı hepside insanlara düşmanlığı zerk ediyor.

Size iş ve özel hayatınızda sağlık, mutluluk, huzur ve başarılar dilerim.

Saygılarımla,
Naim Özsezikli

İstanbul


 Gönderen : Esin Acıman

Bir romanın hem bu kadar esprili, hem de bu denli acı tonlu, ayni anda üzücü ve güldürücü olabilmesi insani şaşırtıyor...

Keyifle okudum...


E-Mail Kutusundan...

From: erhans
Date: 11/18/05 20:19:43
To: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Subject: kutlama

Gölge Asker

Gökyüzünden yıldız çalmaya heves etmiş bir aşkın öyküsü gibi, dramatik, sürükleyici bir o kadarda içten.


Çelikten bir kalbin özünde ne kadar yumuşak, özünde ne kadar sevecen olduğunun hikayesi gibi. umutsuzluğu bulutla yoğurup dünyaya meydan okuyan sod bir tek gönlüne meydan okuyamam??...


Özellikle yazarın hayata bakış açısı ve olayları vurgulayışı bakımından oldukça başarılı ve ilk olmasından dolayı da mükemmel denebilir.

Nice güzel kitaplara Erroll

Saygılar

Erhan Soğukpınar
Malatya Belediyesi İştirakler Müdürü


From: Selim Amado
Date: 10/29/05 11:01:52
To: erroll
Subject: Selim Amado'dan

Erolcuğum, Merhaba,

Sesim sedam çıkmadı ama senin Türkiye'de bulunduğun devirdeki (Gölge Asker) ile ilgili başarını çok sevinerek izledim. Seni tebrik ederim.

İnşallah bu kitabi okuma fırsatını bulurum.

Bu kadar sene elektrik malzemesi ile meşgul olacağına bir John le Carre olabilirdin !!!

Sıhhatin iyidir inşallah,

Selamlar

Selim Amado


From: Bahar Family
Date: 11/08/05 14:19:16
To: 'erroll'
Subject: RE: Golge Asker 

Sayın Erroll Bey, 

Kitabınızı aldım ve hemen okudum, çok teşekkür ederim.

Bir Türk Yahudi'sinin Israel de ajan olması ve tekrar Türkiye ye dönmesi enteresan bir konudur ve bu konuyla açık ve cesur bir şekilde çalıştığınız için sizi tebrik ederim.

Kitabınız hayal ürünü olabilir, fakat hakiki olaylara ve tanıdığım yerlere dokunması, kitaba yarı friksyon-yarı hakiki havasını verdi... Sod'un ajan olarak ne kadar çalıştığını belirtmediniz, fakat kitaptaki bazı olayların zaman mühürü var, mesela,  Avrupa dan kibutzlara getirilen Yahudi çocuklar 50 yıllarını, Ürdün den gelen teröristler 60 yıllarını, Maalot 70 yıllarını,  ve Sod'un CD sevmesi 80 yıllarını tespit diyordu benim için...

30 sene epey uzun bir zaman ve 4 kitap daha yazmak için yeterli materyal olacağını tahmin ediyorum.

Kon salud e munchos anyos de vida

Eli Bahar


From: iltrus
Date: 11/04/05 20:32:36
To: erroll
Subject: Çok Teşekkürler... 

Erroll'cugum,

Bugün kitabini aldım.  Ne kadar sevindiğimi ve gurur duyduğumu anlatamam. 

Bu hafta sonu okuyacağım...

Seni bütün kalbimle kutlarım. 

Kitabin, nazik sözlerin ve değerli imzan için de çok çok teşekkürler...

Kol Hakavod Erroll...

Uzun, mutlu, bol eserli ve sevgi dolu nice yıllara...

Rahel


From: 'Ethel Mulinas Araf'
To:
Sent: Sun Nov 20 1:25
Subject: Fwd: kitabınız hakkında

Merhabalar,

Ben de kitabınızı çok hızlı, ama özümseyerek, gülümseyerek, düşünerek okuyan sonra da onu eşiyle paylaşan bir okuyucunuzum.

Aslında okurken herkes kendinden de birşeyler bulmuştur ben de buldum. Kurgu ve gerçekler sanırım içiçe....

Sanal dostluklardan, sırlardan, vazgeçmemişlikler, anlatmak ve anlaşılmak, ilişkiler, sod, esin, hepimiz..... Biryerlerde, bir cümlede, bazen bir kelimede orda saklanmış duruyorduk.. Basit bir dille tüm vermek istediklerinizi vermişsiniz.

''mosostros''grubunun aradabir tiyatro ile ilgili yazdığım yazılar hariç sessiz üyelerindenim. Orada da beni gülümseten bir uslubunuz var.

Ve tahmin ederim renkli bir kişiliğiniz. Bir ara tanımadan saygı duyduğum kişiye geçmiş olsun diyecektim dememiştim, şimdi yine tanımadan sevgiyle tebrik ediyorum.

Ve daha yazacak, paylaşacak çok şey vardır diye tahmin ediyorum...

Okuyacağız....

Ethel Molinas Araf


From: "Gretty Mirdal"
To: Erroll Gelardin
Sent: Saturday, October 15, 2005 4:05 PM
Subject: Gölge Asker

Çok tebrik ederim.  Okudukça seviniyorum.  Ben de kitabi çok zevkle okumaktayım.  

Tam senin park Allah'ını okuduktan sonar, posta ile Kopenhag'ın merkezinde bana bedava park etme izni geldi.

Üniversiteden çıkarmışlar.  Seni düşündüm.  Bir park Allahı varmış.  

Bir de anneme iyi bir yer bulabilecek birilerini de bulursan, hayatta başka birşey istemem!

Çok sevgiler

Gretty

Professor, Dr.Phil. Gretty M. Mirdal
Department of Psychology
University of Copenhagen


From: "Rafael Sadi"
To: Erroll Gelardin
Sent: Tuesday, October 11, 2005 8:56 PM
Subject: GOLGE ASKER'I BEN OKUDUM YA SIZ?

Grubumuzun en renkli siması olan ERROLL GERELADIN abimiz bir kitap yazmış: GÖLGE ASKER, bilmem kaçınız kitabi okudu? Birçoğumuz kendisini tebrik ettik, ama yetmezdi bu kitabı alıp okumak gerekirdi, ve ben kitabı toplam 7 okuma saatinde yer'e vurdum bitirdim.

Elimden bırakamadım. Okurken Erroll abimle beraber gezdim pardon SOD ile. Birçok yerinde de yine Erroll Abimle pardon Güngör ile SOD'u yani Erroll abimi dinledim.

Evet, öncelikle kitabin çok ilgin bir tipleme ve karakter saptaması var, yanlış isem Erroll abicigim beni düzeltsin (Edebi anlamda)  SOD yani kitabın başkahramanı Albert veya kendi deyişi ile ENAYİ kesinlikle ERROLL GERALDIN dir.

Bunu kendisini tanıdığımız ateistliğinden ve birçok karakteristik özelliğinden anlayabiliyoruz. Tabii bu arada Elektrik malzemesi siparişlerini 65bin dolarlık Çin'de vermesinden de anlayabiliyoruz.

SOD gibi sırlarına bu kadar önem vermesi gereken görevde bulunmuş biri Güngör gibi bir yazar'a güvenemezdi bence, tek çare Güngör'ün de kendisi olması idi.

Bu benim görüşüm ama tabii ki SOD'un Erroll abim olduğu kadar emin olamam.

Bu arada Erroll abimin ŞİRKET görevlisi olup olmadığını ben bilmiyorum, bilmek te istemiyorum (laf'a bak: bilmek tehlikeli gibi ise bunun ardında da ne var acaba diye de düşündürür simdi?) Hakikatten Abale ne yapıyor emekli oldumu acaba?

Yazar ile birlikte dünya turu çok hoş, üstüne üstlük Hong Kong, Milano, Duomo, Atina ve birçok şehirde ve otelde Sod ile beraber idik.

Diğer karakterler hakkında en ufak bir bilgim yok ne Esin hanım'i need Bayan Linda'yı tanımıyorum, hoş bu konuda hesap verilecek olanlar biz okuyucular değiliz, hoş Sod pardon Erroll abim Rezzan hanım'a kitabı ithaf ederek gerekli nezaketi gösterdiğine göre bu konunun halledildiği ortadadır.

Sadece Suzy'yi tanıma fırsatına eriştim kendisini en son Tsim Sha Tsui'deki masaj salonunda madam rolünde gördüm, ondan evvel diğer kızlar ile masaj yapıyordu,

Sevgili Yusuf Aletin 'de kendisini çok iyi hatırlar. Bak şimdi Yusuf 'u da karıştırdık olsun aradan 30 yıl geçti need olsa.

İşte böyle sevgili dostlar bu kitabı okurken çok güzel anlar yaşadım çok keyif aldım ve kitabı sanki bir sinema salonunda koca ekranda bir holywood macera filmi izler gibi okudum. Size de tavsiye ederim.

Mesela Başrol'ü DAVID NIVEN'e Güngör rol'ünü Michael Douglas'a verebilirsiniz.

Türk aktörler düşünürseniz Güngör rolü için Özcan Deniz olabilir kadınlar için, Enis hanım kitapta görünmüyor ama filim olursa bir rol yazabilir Erroll abim mesela yabancılardan gizemli kadın rol'ü için Meryll Strep (yelada ijodotra) istemez, daha sıcak biri yakışır Sod'a yerli olsun AYŞEGÜL ALDİNÇ yakışır.

Bayan Linda için ise Muazzez Ersoy yoksa bilemedin bir yarışma ile tespit edilebilir.

Hele hele tip seçme konusunu Erroll abim üstlenirse ABALE rolünü seve seve oynarım.(bakın nasıl kaptım rol'ü)

Bütün bu yazdıklarımı saka sayabilirsiniz ama bu kitabın okuyanı beraberinde sürüklediğini, gezdirdiğini falanda saymak istemezseniz, Bir Türk Yahudi'sinin İbranice düşünürken Türkçe bir kitap yazışının becerisi olarak görmeniz de mümkündür. Mesela aslında Türkçe lisanında pek kullanılmayan ama İbranice de günce bir kaç kez duyduğumuz (BEN

SOYLEMEDIM SEN SOYLEDIN- ata amarta'dan tercüme boşluklarının nasıl ustalıkla Türkçe lisanına adapte edildiğini görmek okumak bile çok sevimli çok hoş.

Türkçe bir kitapta ve İstanbul'da YARDEN şarabı içmenin hoş olduğu kadar hoş bütün bunlar.

Falafel'den ve  Genosar Kibutzundan söz edilen Türkçe kaç kitap tanıyorsunuz?

Kısaca bu kitap bizden bir kitap e Erroll Abimin bu yazılanların en azından %90'ını yaşamış olduğuna kalıbımı basarım, içindeki Ajanlık meselesi ise bu hoşlukları bu güzellikleri bizlere aktarabilmek için Erroll Abimin kullandığı bir araç üstelik yine İsrail'i ve bizleri anlatan bir araç, gerçekçi ve yaşandığı gibi yazılmış bir üslup, ben beğendim ve hepinize bir an evvel okuyup Erroll Abimizle bütünleşin derim (edebi anlamda bir bütünleşmeden söz ediyorum).

Erroll Abicim lütfen bu kitabin bir filim yapılmasının çaresini bul nasıl bilmiyorum ama uğraş dersen ben'de uğraşırım, Gölge Asker'i yazdığın için teşekkür ederim.

Sağol varol.

YARIN KIPPUR sen se ATEISTSIN VE ORUC TUTMAYACAKSIN.

Sana da GMAR HATIMA TOVA yani inancın ile bin yasa ad 240 ve olduğun gibi kal değişmeden (Çiğdem Talu'dan)

Sevgilerimle.

RAFAEL SADI


From: "MILKO OZBAHAR"
To: Erroll Gelardin
Sent: Wednesday, October 12, 2005 11:32 AM
Subject: GOLGE ASKER'I BEN OKUDUM YA SIZ?

Rafael Sadi aynı benim gibi Gölge Asker i okumuş ve yine aynı benim gibi kitabi bir solukta bitirmiş. Kitap o kadar sürükleyici bir kitaptı ki zaten elinizden bırakamıyorsunuz. Bırakmak isterseniz dahi bırakamıyorsunuz.

Ben kitabı 5 Ekim Çarşamba günü İstiklal Caddesi üzerindeki İstiklal kitapevinden satın aldım. 8 Ekim günü aynı kitapevinde Erroll Bey in imza günü vardı.

Erol Bey ile sürekli bu sitede sohbetimiz zaten vardı. Hatta İstanbul a geldiğinde görüşmeyi planladık. İki akşam da ben kitabı bitirdim ve 1 Ekim günün e hazırdım. Kendisine imzalattırdığımda kitabın bitmiş olmasını istiyordum zaten belirttiğim gibi hikâyenin sürükleyiciliği bunun için özel bir çaba sarf etmeme gerek bırakmadı. Kendiliğinden bitti kitap.

Erroll Bey'in tipini daha önceden hiç görmemiştim. İlk olarak kendisinin neye benzediğini kitabın ön arka kapağındaki ufak fotoğraftan gördüm.

Dolaysı ile 1 Ekim günü İstiklal kitapevi ne gittiğimde kendisini tanımam hiçte zor olmadı. Zaten Erroll Bey yine siyahlarını çekmişti.

Sanki senelerdir tanışıyormuşuz gibi sarıldık birbirimize. Bu kadar cana yakın bir insan ben hayatımda görmedim desem yeridir.

O gün sadece Erroll Bey değil sevgili eşi Rezzan hanımı da tanıdım.

Ne yazık ki o gün orada fazla konuşamadık çünkü kendisi eserini imzalamakla meşgul düğ ve sadece eserini imzalamak üzere iki saatliğine İzmir den İstanbul a gelmişti. İzmire tekrar dönecek, 8 Ekim de tekrar İstanbul a gelecek ve bir kaç gün İstanbul da kalacaktı.

Döndüğünde bir akşam kendisi ve hanımı ile beraber Divan otelinin lobisinde buluştuk. Lobide 2-3 saatin nasıl geçtiğini anlamadık hiçbirimiz. Yani kendisine kanınızın kaynamamasına imkân yok. Hanımı ondan tatlı o hanımından. Her ikisi ile de sohbet edemeyeceğiniz konu yoktur.

Kitabında da belirttiği gibi elektrik kavramına özel bir ilgisi var Erroll Beyin. Zaten ticari haytında da elektrik malzemeleri üzerine çalışmış.

Erroll Bey her ne kadar kitabında ki Sod karakteri nin pek çok yanı ile birebir bağdaşıyorsa da kendisi bu konuda hiçbir yorum da bulunmuyor ve olayı tek bir cümle ile geçiştirmeyi tercih ediyor: " Yorum yok, bu bir hayal ürünüdür. ".

Erroll bey in bu kadar cana yakın ve sıcak bir insan olmasını ben insan sevgisine bağlıyorum. Çünkü o insanları çok seviyor, insanlığı çok seviyor,  insan gibi insan olmayı çok seviyor.

Ha bu arada bir müjde: Gölge Asker henüz bitmedi. İkincisi hatta üçüncüsü de yolda. Ayrıca ileriki çalışmalarında değişik konulara da değinmeyi planlıyor Erroll Bey.

Rafael Sadi nin fikrine %100 katılıyorum. Erroll Bey ne olur bu kitabı bir şekilde bir film haline getir. Rafael bey'in yazdıklarını okuduktan sonra düşündüm ve çok güzel bir film olabilir bu.

Ama Erroll Bey,  sen eminim ki bu Gölge Askeri ni getirilebilecek en güzel yerlere getireceksindir. Nasıl olsa şimdi emekli de oldun. Bol bol vaktin var. Ve umarım elektrik sana yardımcı olacaktır.

Ben kendisine herkesten farklı olarak diğer ismi olan Haim diye hitap ediyorum.

Haim, iyi ki varsın, iyi ki seni tanıdım.

Sana çok çok teşekkürler.

Milko


From: "Jeffy Rodrig"
To: Erroll Gelardin
Sent: Thursday, October 13, 2005 10:13 AM
Subject: Gölge Asker 

Değerli arkadaşlar, 

Gölge Asker gerçekten de bir solukta okunacak bir roman. Konu: Freelans çalışan bir casusun hayati. Tabii her casus romanında gecen klasik oğeler bu kitapta da mevcut. Yine de bu kitabin çok önemli özellikleri var.

Bir kere her ne kadar yazar bu kitap hayal urunudur diyorsa da, Mossad'ın tarihçesinden ilham aldığı ve içinde gecen operasyonların gerçek olduğuna dair bir kuşkumuz yok.

İkincisi, olaylar tanıdığımız gerçek yerlerde geçiyor. Şehirler, mahalleler, sokak isimleri, oteller, lokantalar ve hatta ısmarlanan yemekler bile hepimizin bildiği tanıdığı şeyler.

Üçüncüsü Erroll Gelardin bize 200 sayfada çok ilginç bir dünya turu yaptırıyor.

Ve en önemlisi Gölge Askerin gerçek kimliği. Bunu da siz okurken anlayacaksınız.

Herkese tavsiye ediyorum.

Jeff Rodrig\Ra'anana


From: MICHEL GOMEZ
Date: 11/05/05 09:55:59
Subject: Gölge Asker

Sevgili Erroll,

Son Türkiye seyahatimde kitabi (20 Eylül civarı) tedarik ettimse bile arka arkaya gelen bazı olaylar okumamı engelledi.

Neyse lafın kısası, bende burada fikirlerini aktaran arkadaşlar gibi, kitabini bir solukta bitirdim. Herhalde, bazı tipler (özellikle erkekler) böyle maceraları okuyarak adrenalin ihtiyaçlarını artırıyorlar. Tıbbi açıdan değil ama benim görüşüm, ya kendilerini kahraman ile özdeşleştiriyorlar yada hayatlarının bir kısmında hakikaten böyle maceraları yaşıyorlar ve böyle romanlar onları eski günlere götürüyor.

Sod-NaI-Albert gibileri her zaman vardı ve olmaya devam edecek.

İşlerinde gayet düzenli, programlı, ciddi, her şeyin tıkırında gitmesi için en küçük detaya kadar düşünen kişiler, çoğu zaman (her zaman dememek için)maalesef karşı cinsten biriyle karşılaşınca mumlaşıp eriyorlar. Bu durum böyle kişilerin ne kadar acımasız, gaddar olurlarsa olsunlar, aslında içlerinde ve benliklerinde sönmemiş bazı merhamet ve
iyilik kıvılcımları olduğudur.

Hikâye güzel, maceralar hakiki olaylardan kaynaklanmış (bazen Erroll'un SOD olduğuna inanasım geliyor, gerçek ????.....) olduğundan ve okuyucu aksiyonları hatırlıyorsa daha bir içine giriyor.

Beni, bir nokta (tesadüfler her zaman mevcut) pek tatmin etmedi. Oda Sod'un önce tanıdığı ile sonra tanıdığı kadın arkadaşların kendi aralarında tanışıklıkları. Bana göre Sod'un bastan kendi sevgilisinin arkadaşları kimlerdir, kimlerle görüşür gibi, bir ön araştırma yapması gerekirdi.

Sod'un gelecek maceralarını heyecanla bekliyorum.

Sevgiler

Moshe Görmez


From: Avram Mizrahi
Date: 10/29/05 17:47:30
Subject: Gölge Asker 

Sevgili Erroll,

Önce kitabin için ve imzan için çok teşekkürler - kon bueno ke te lo page - dun postadan geldi ve bugün bitirdim.

Başkaları gibi bir solukta, kitap sürükleyici ve elden bırakılmıyor.

Kitap boyunca Erroll`u hissettim, kahramanına kendinde katıyor ve diğer taraftan kahramanındaki bazı tarafları sevmiyor gibi geldi.

SOD afacan, kadın seven ve para seven ve yemek ve seyahat seven birisi diğer taraftan çok yalnız ve kadınlarla ilişkileri uzun omurlu değil, ailesinden kopuk, inancı zayıf ve etrafa güveni az ve serüven tehlike nin verdiği adrenaline muhtaç ve hatta muptal (addicted) bu stress ve tension diğer taraftan dürüst Sansi Güngör, bu kişide bu yazarda(Erroll bu figürün de bir parçası) pek background u belli değil ama muhakkak ki Sod=Albert e yaşamında ve sonunda yardımcı oluyor.

Belli ki Erroll Yalom`un Nietsche Agladi romanından etkilenmiş orada Nietzsche ye yardim eden Breuer (tıpkı Sod-Güngör ilişkisi gibi) Nietzsche casus değil ama düşünce alanında serüven aşırı fikirler sahibi çok yalnız ve inançsız ateist bir düşünür.

Kitapta göze çarpan bütün dünyayı gezerken kahramanımızla ondaki Israel ve manzaralarına ve insanlarına sevgisi, bu noktada hiç kayıtsız değil Ben ne yapalım her şeyi ciddi yaparım ama basitçe diyebilirim ki kitap beni sardı ve herkese tavsiye ederim.  

Sevgiler

Ve nice nice kitaplara... (kitabın sonu devam gerektiriyor, merakta kalıyoruz kualo va ser kon Sod?)

Avram


From: dbayer
Date: 11/11/05 07:42:32
Subject: Avoda 

Erroll Paşa,

Kitabına binlerce teşekkürler. bir baştan bir başa okudum.

Çok ama çok beğendim. Sen müthiş kuvvetli bir yazarsın.

Her mısrası o kadar enteresan ki, elimden bırakmak istemeden bitirdim.

Hiç bir pezgadura yoktu bütün kitapta. Şimdi kitabi Moize veriyorum oda onu okumaya çok hevesli.

Kim bilir ne kadar araştırmalar aldı bunu yazmaya.

Çok uzun yaşamına duacıyım.

Selamlar.

Kon munco respekto.

Dan amca

 

Satın Almak İçin

Erroll Gelardin'in kitaplarını aşağıdaki linklere tıklayarak internet üzerinden online satın alabilirsiniz.

Antoloji.com

Eren Kitap

Pandora

Kitaphayat

Net Kitap

Anket

Dünyada en çok nereyi ziyaret etmek istersiniz?